Ocak 29, 2023
Ümraniye, İstanbul, TR
Psikoloji

Zihin kuramı ve şizofreni ilişkisi

GİRİŞ

Şizofreni, genç yetişkin yaşlarda başlar, sanrı, varsanı, bilişsel işlevlerde bozukluk, duygusal katılımda azalma ve işlevsellik kaybı gibi belirtiler görülür. Zihin kuramı ve duygu tanıma sosyal bilişin önemli yönlerindendir ve kimi psikiyatrik hastalıklarda bozulur. Başkalarının yüz ifadelerini anlama, empatik beceriler, ironi ya da metafor gibi dilin pragmatik yönünü anlama ve diğerlerinin zihin durumları hakkında anlam çıkarabilme kişilerarası ilişkiler ve sosyal işlevsellikte önemlidir. Şizofreni hastalarında sosyal biliş alanlarında bozukluklar olduğu ve bu becerilerde eksiklikler görüldüğü bilinmektedir.

  1. ZİHİN KURAMI

Zihin Kuramı, kişinin diğer insanların davranışlarını anlayabilme ve bu sayede diğer insanların hareketlerinin ne anlamda ve niyette yapıldığını anlayabilmenin temelidir (Rowe, Bullock, Polkey ve Morris, 2001). Bu durumda, zihin kuramı yetisi açısından iyi durumda olan kişiler diğer insanların duygularını, nasıl hissettiklerini, niyetlerinin ne olduğunu, isteklerinin ne olduğunu ve inançlarının ne olduğunu akıl yürüterek anlayabilir ve bu doğrultuda doğru bir eylemde bulunabilirler (Wellman, 1986).

Zihin kuramı, hem olumlu duyguları örneğin diğerlerine acıma, sempati, empati, hem de olumsuz yalan söyleme ve aldatma gibi insan olmanın getirdiği birçok duygu durumu içerir (Drubach 2007, Trivers 1971). İnsan yüzünün görünümü ve özellikle bakışları bireylerin birbirlerinin niyetlerini anlama açısından önem arz eder (Schmidt ve Cohn, 2001). Kişinin karşısındakini hareketlerinden çıkartmış olduğu anlam ile karşısındakinin nasıl davranacağını tahmin etme, bir sonraki adımını kestirebilme olanağı sağlar (Howlin, Baron-Cohen, Hadwin, 2016). Normal gelişim gösteren kişilerde bebeklikten gelişime başlayarak zihin okuyabilmenin gelişimi ilerleme göstermektedir (Hale ve Tager-Flusberg, 2005).

Zihin kuramının gelişimi 18. ayda temellerini ortak dikkat yetisiyle göstermeye başlar ve 3-4 yaşına kadar oluşur. 9-11 yaşlarına gelindiğinde faux pas kavramasıyla gelişimini tamamladığı varsayılır (Baron-Cohen, Stone, Jones ve Plaisted, 1999). Çocuklarda zihin kuramının oluşumu ve gelişiminde yetersizlik yaşanırsa ileride bağımsız yaşama yetilerini kazanabilme, çevresi ile sağlıklı iletişim ve ilişkiler kurabilme, sosyal uyaranları anlayabilme ve kişilerin davranışlarının ne niyetle yapıldığını anlayabilmede problemler yaşamasına neden olur. Zihin kuramı sadece hastaların davranışlarını anlayabilmemiz için gerekli değil aynı zamanda ilişkili olduğu hastalıklar için bilişsel gelişim ve eğitim materyallerinin geliştirilmesi açısından da önemlidir. (Brüne, Cohrs, 2006).

  1. ZİHİN KURAMI YETENEKLERİ

Zihin Kuramı yetenekleri; birinci derece yanlış inanç, ikinci derece yanlış inanç, metafor ve ironi kavrama ve faux pas kavrama olarak gelişim sırasına göre sıralanmışlardır.

2.1. Birinci Derece Yanlış İnanç Yeteneği: Bu yetenekte kişi kendi inancını başkasına atfeder (Bach ve ark. 2000). Başka bir deyişle, kişilerin dünyaya dair inançlarının tanımlanarak belirtilmesidir (Herold ve ark., 2002).

2.2. İkinci Derece Yanlış İnanç Yeteneği: İkinci derece yanlış inanç boyutunda kişi, üçüncü kişinin düşüncesi hakkında ikinci kişinin düşüncelerine dair akıl yürütme yetisidir (Bach ve ark., 2000). Bu boyut Wimmer ve Perner’e göre “inanç hakkında inanç”tır.

2.3. Faux Pas Yeteneği: Faux Pas; hata, pot, gaf olarak çevrilse de tam anlamı karşılayamadığı için Faux Pas olarak kullanılmaya devam edilmektedir. Faux Pas Boyutu; gelişimsel bakımdan yetenekler arasında en karmaşık yetenektir (Bach ve ark., 2000). Faux Pas’ın oluşumu, konuşmacı kişi dinleyici kişinin işitmek istemeyebileceği bir şeyi söylediğinde ve bu söylediği şeyle kişinin aşağılanabileceğini hesaba katmadan bir şeyi söylediğinde meydana gelmektedir (Tomer ve Aharon-Peretz, Shamay-Tsoory, 2005). Zihin kuramı kavramlarının daha yüksek seviyelerini gerektirdiği açısından Faux Pas’ın daha üst seviyede zihin kuramı yeteneği kapsaması beklenmektedir (Brüne- Cohrs 2006, Bach ve ark., 2000).

2.4. Metafor ve İroni Yeteneği: Metafor örtük bir anlam içerdiği için kastedilmek istenen yansıtılmaz ve bu yüzden söylenendeki örtük anlamın soyutlaştırılması gerektiğini anlama yeteneğidir (Blair, Lumsden ve Fine, 2001). İronide ise; söylenen doğrudan söylenmeyip duygular dolaylı bir yolla nakledilmektedir (Shamay, Tsoory ve ark., 2005). Bir ironi kelimesi ifade edildiği zaman, dinleyen kişinin konuşmacının söylediği kelimenin düz anlamının tam karşıtı bir durumu ifade etmeye çalıştığını anlayabilmelidir (Frith ve Frith, 2003).

  1. ZİHİN KURAMI TEORİLERİ

3.1. Modüler Teori

Doğuştan bir yeteneğe vurgu yapan Modüler teori, gelişimsel psikolojinin bakış açılarından biridir (Meltzoff, 1999). Modüler teoriye göre; zihin kuramında birden fazla nöral yapı bulumaktadır ve zihin kurmının gelişimi beynin ilgili kısımlarının nörolojik açıdan olgunlaşmasına bağlıdır. Ayrıca zihin kuramının diğer bilişsel işlevlerden fonksiyonel açıdan fazlasıyla ayrı bir yetenek olduğu iddia edilmektedir. Ayrıca zihin kuramının mekanizmasını belirlemeyeceği ancak faaliyetini tetikleyebileceği ifade edilmektedir. Modüler teorinin nörolojik olgunlaşma ile ilişkili olduğu vurgulanmaktadır (Youmans 2004, Brüne, Cohrs, 2006).

3.2. Simülasyon Teori

Simülasyon teorisine göre, kişilerin zihinsel durumları içselleştirilebilir ve kişiler iç gözlem yolu ile insanların zihinsel durumlarının farkında olurlar (Flavell, 1999). Başka bir deyişle, zihin teorisine göre role bürünmenin zihinsel durumları diğer kişilere atfetme yeteneği olarak düşünülmektedir (Coltheart ve Langdon, 2001). Bu teori yoluyla, kişiler diğer insanların perspektifinden gerçekliği değerlendirmeye çalışmaktadırlar. Yani, kendileri yerine koydukları kişinin bakış açısıyla gerçekliğin o kişiye nasıl göründüğünü yordamaya çalışırlar (Youmans, 2004).

3.3. Teori Teorisi

Teori teorisi, diğer zihinlerin evrim geçirdiğini ve zihin teorisinin zaman içerisinde gelişim gösterdiğini ileri sürmektedir (Youmans, 2004). Teori teorisi önermesi zihin kuramı için modüler kurama benzer bir biçimde zihin kuramının nedensel ilkelerinin ve varoluşunun kendisine yönelik olduğunu varsaymaktadır (Flavell, 1999). Ancak modüler kuramın tersine bireysel deneyimin önemine vurgu yapmaktadır (Brüne ve Cohrs, 2006).

Teori teorisine göre deneyim, bireylere zihin kuramı yetisiyle desteklenemeyecek bilgiler sağlar (Völlm ve ark., 2006). Teori teorisi, modüler kuramın tersine zihinsel ile gerçek olan modellerin ayırt edilebilmesi zihin kuramı ile birlikte zihin modelinin aynı anda karşılaştırılabilmesini de sağladığını ifade etmektedir (Brüne, 2005). Dolayısıyla bilişsel süreçlerden ayrı bir modüler zihin kuramı önermemekle beraber zihin kuramına bağlı olarak ayrı bir nöral sistemi öne sürmez. Yani simülasyon kuramına benzeyen bir şekilde, nöral yapıların zihin kuramını desteklediğini öngörmektedir (Youmans, 2004).

  1. ŞİZOFRENİ VE ZİHİN KURAMI

Şizofreni; geç ergenlik ve yetişkinlik döneminde başlayan, sanrı, varsanı gibi pozitif belirtiler ve dağınık konuşma, dağınık davranış, bilişsel bozukluklar gibi negatif belirtilerle karakterize yaşam boyu süren kronik bir psikiyatrik hastalıktır.

Şizofreni, genç yetişkin yaşlarda başlayan, dünya nüfusunun yaklaşık %1’ini etkileyen ve sanrı, varsanı, bilişsel işlevlerde bozukluk, duygusal katılımda azalma ve işlevsellik kaybı gibi belirtilerin görüldüğü kronik bir bozukluktur. Tüm hastalıklar içerisinde en fazla yeti yitimine, sosyal ilişkilerde bozulmaya, çalışabilme ve bağımsız yaşama becerilerinde azalmaya neden olmaktadır (Joyce ve Roiser,2007).

Son dönemde dikkat çeken alanlardan biri de sosyal biliş alanıdır. Sosyal biliş, diğerlerinin davranışları, eğilimleri ve niyetleri ile ilgili sosyal etkileşimler esnasında algılama, yorumlama ve cevap oluşturmanın altında yatan zihinsel süreçler olarak tanımlanmıştır (Adolphs, 2003). Şizofrenide en çok çalışılan sosyal biliş alanları, sosyal bilgi, duygu tanıma, zihin kuramı ve atıf stilidir (Pinkham, 2014).

Affektif-Kognitif Zihin Kuramı; Zihin kuramı, affektif ve kognitif zihin kuramı olarak ikiye ayıran çalışmalar mevcuttur. Yanlış inanç testleri kognitif zihin kuramı ile ilgiliyken, ironi ve pot kırmayı fark etme affektif zihin kuramı ile ilgili olduğu öne sürülmüştür. (Shamay-Tsoory,2007)

Şizofreni hastalarında, zihin kuramı becerilerinin sağlıklı kontrol gruplarına göre anlamlı derecede daha kötü olduğu gösterilmiştir. Zihin kuramındaki bozuklukların daha çok negatif ve dezorganize belirtilerle ilişkili olduğu gösterilmiştir. (Corcoran ve ark, 1995)

Şizofrenide zihin kuramı ve nörobiliş arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmaların bulguları tutarlılık göstermemektedir. Zihin kuramı eksikliğinin IQ, yürütücü işlevler ve bellek becerileri ile ilişkili olduğunu gösteren çalışmalar vardır ancak zihin kuramı eksikliğinin sadece nörobilişsel belirtiler ve IQ ile açıklanamayacağı bildirilmiştir. (Brüne,2005)

4.1. Şizofrenide Yüz Tanıma

Bruce ve Young’ın önerdiği bir modele göre, yüz tanıma süreci, yüzden elde edilen 7 farklı bilginin etkileşimiyle oluşmaktadır. Bunlar resimsel, yapısal, görsel elde edilen anlam, kimliğe özgül anlam, isim, ifade ve yüzsel konuşma kodudur.

Yüz tanıma ve yüzsel duygu süreci birbirine paralel, bağımsız iki süreç olarak düşünülmektedir. Yapısal kodlar gibi ifade algılarının analizi, ifadelerin sınıflandırılmasından sorumludur. Yüz tanıma bölümleri olarak isimlendirilen kimlik tanımadan sorumlu algı sistemleri yüzü tanımlayan bilgiyi kodlar (Bruce ve Young,1986).

Kimlik ayrımı/eşleştirme ve tanıma görevlerindeki eksiklik, şizofreni hastalarında ve şizofreni için yüksek riskli bireylerde görülmektedir. (Ventura ve ark,2013) Şizofreni hastalarında kimlik eşleştirme ya da ayırt etme görevlerindeki eksiklik, testin zorluğu ve hastalığın safahatı ile ilişkili bulunmuştur. Daha fazla bilişsel zorlayıcı görevlerin şizofreni hastaları için, özellikle kronik hastalar için yüzleri eşleştirmenin daha fazla kısıtlama getirdiği düşünülmektedir (Bortolon,2015).

4.2. Şizofreni Duygu Tanıma

Duyguların yüz ifadelerinden tanınması, sözel olmayan iletişimin bir bileşenidir. Şizofrenide yapılan birçok çalışma da sosyal yeterlilikle, duygu tanıma becerileri arasında ilişki olduğu, mesleki işlevselliği ve bağımsız yaşayabilme becerilerini yordadığı vurgulanmıştır (Morris, 2009) Mutlu, üzgün, korkmuş, kızgın, şaşırmış, iğrenmiş ve nötral yüz ifadeleri evrensel olarak kabul edilmektedir. En yaygın görülen karışıklık korkma ve şaşırma, iğrenme ve kızma, nötral ve üzgün yüz ifadeleri arasında olmaktadır. Mutlu, en kolay tanınan yüz ifadesidir, bundan sonra şaşırmış gelmektedir. En zor tanınan ise korkmadır.

Tsoi ve arkadaşlarının yaptıkları bir çalışmada şizofreni hastalarının sağlıklı kontrollere göre, üzgün olmayan yüzleri üç kat daha fazla üzgün olarak belirledikleri ve mutlu yüz ifadelerini tanımakta zorlandıkları gösterilmiştir. Özellikle sağlıklı insanlarda korkulu yüzlerin göz bölgelerine odaklandıklarında amigdala aktive olmaktadır. Çalışmalar, Şizofreni hastalarında korkulu yüzlere baktıklarında azalmış amigdala aktivitesinin olduğu gösterilmiştir (Tsoi ve ark,2008).

Şizofreni hastalarında yüzle ilgili görsel tarama yolları, yüzle ilgili olmayan uyaranlardan farklıdır ve daha kısa görsel tarama yolları nedeniyle şizofreni olmayanlara göre bakış için daha fazla zaman harcamaya neden olmaktadır. Özellikle şizofreni hastaları, göz ve dudaklar gibi dikkat çeken yapılara bakmama eğilimindedir. Bu kısıtlayıcı görsel paternin, duyguları daha az doğru tanımanın karşılığının olabileceği ileri sürülmüştür. Şizofreni hastalarında, özellikle gözlerin katıldığı bölgelerle ilgili defisitleri olduğu için, korku ifadelerini tanımakta daha fazla zorluk yaşayacakları beklenmektedir. (Morris,2009)

SONUÇ:

Şizofreni hastalarında zihin kuramı becerilerini inceleyen ilk çalışmalarda, özellikle hastalığın klinik belirtileri ile ilişkili olduğu, remisyon (hafifleme) döneminde zihin kuramı bozukluklarının olmadığı ileri sürülmüştür (Corcoran ve ark,1995). Ancak birçok çalışmada şizofreni hastalarında Zihin Kuramının tüm alt tiplerinde (sözel/görsel, kognitif/affektif) eksikliğin remisyon döneminde de devam ettiği bildirilmiştir.(Bora ve ark,2009)

Bir meta- analiz çalışmasında, şizofreni hastalarının alevlenme dönemlerinde zihin kuramı eksikliklerinin daha fazla olduğu ancak remisyon döneminde de devam ettiği ve kalan semptomlar ve IQ’nun Zeka Kuramı performansını etkileyebileceği bildirilmiştir (Bora ve ark,2009).

Kaynakça

Rowe, A. D., Bullock, P. R., Polkey, C. E., Morris R. G. (2001). Theory of mind impairments and their relationship to executive functioning following frontal lobe excisions. Brain 124: 600–616.

Wellman, H. M. and Estes, D. (1986). Early Understanding of Mental Entities: A Reexamination of Childhood Realism. Child Development. 57: 910-923.

Wellman, H. M., Philips, A. T. and Rodriguez, T. (2000). Young Children’s Understanding of Perception, Desire, and Emotion. Child Development. 71: 895-912.

Drubach, D. A. (2008). The Purpose and Neurobiology of Theory of Mind Functions. J Relig Health, 47, 354-365.

Schmidt, K. L., Cohn, J. F., (2001). Human Facial Expressions as Adaptations: Evolutionary Questions in Facial Expression Research. Am J Phys. Anthropol. 33, 3-24.

Howlin, P., Baron-Cohen, S. and Hadwin, J. (2016). Teaching Children with Autism to Mind Read a Practical Guide for Teachers and Parents.

Hale, C. M., Tager-Flusberg, H. (2005). Social Communication in Children With Autism. Child Development. 66, 843-855.

Baron-Cohen, S., O’Riordan, M., Stone, V., Jones, R., Plaisted, K. (1999). Recognition of Faux Pas by Normally Developing Children and Children with Asperger Syndrome or High- Functioning Autism. Journal of Autism and Developmental Disorders. 29: 407-418.

Brüne, M., Brüne-Cohrs, U. (2006). Theory of Mind-Evolution, Ontogeny, Brain Mechanisms and Psychopathology. Neuroscience and Biobehavioral Reviews. 30: 437-455.

Bach LJ, Happe F, Fleminger S, Powell J.Theory of mind: Independence of executive function and the role of the frontal cortex in acquired brain injury. Cognitive Neuropsychiatry. 2000;5(3):175-192.

Herold, R., Tenyi, T., Lenard, K., Trixler, M. (2002). Theory of Mind Deficit in People with Schizophrenia During Remission. Psychol Med. 32: 1125-1129.

Blair, R. J. R., Fine, C., Lumsden, J. (2001). Dissociation Between ‘Theory of Mind’ and Executive Functions in a Patient with Early Left Amygdala Damage. Brain: 124: 287-298.

Shamay-Tsoory, S. G., Tomer, R., Aharon-Peretz, J. (2005). The Neuroanatomical Basis of Understanding Sarcasm and Its Relationship to Social Cognition. Neuropsychology. 19, 288–300.

Frith, C. D., Gallagher, H. L., (2003). Functional İmaging of “Theory of Mind.” Trends Cognition Science. 7, 77-83.

Meltzoff, A. N. (1999). Origins of Theory of Mind, Cognition and Communication. Journal of Communication Disorders. 32: 251-269.

Youmans, G. L. (2004). Theory of Mind in Individuals with Alzheimer-Type Dementia Profiles. Department of Communication Disorders, Degree of Doctor of Philosophy. The Florida State University College of Communication.

Flavell, J. H. (1999). Children’s Knowledge About the Mind. Cognitive Development. Annual Review of Psychology. 50: 21-45.

Brüne, M. (2005). Theory of mind in schizophrenia: A review of the literature. Schizophre Bull: 21–42.

Joyce EM, Roiser JP. Cognitive heterogeneity in schizophrenia. Current opinion in psychiatry. 2007;20(3):268.

Adolphs R. Cognitive neuroscience: Cognitive neuroscience of human social behaviour. Nature Reviews Neuroscience. 2003;4(3):165.

Pinkham AE. Social cognition in schizophrenia. The Journal of clinical psychiatry. 2014;75:14-9.

Shamay-Tsoory SG, Shur S, Barcai-Goodman L, Medlovich S, Harari H, Levkovitz Y. Dissociation of cognitive from affective components of theory of mind in schizophrenia. Psychiatry research. 2007;149(1-3):11-23.

Corcoran R, Mercer G, Frith CD. Schizophrenia, symptomatology and social inference: investigating “theory of mind” in people with schizophrenia. Schizophrenia research. 1995;17(1):5-13.

Bruce V, Young A. Understanding face recognition. British journal of psychology. 1986;77(3):305-27.

Ventura J, Wood RC, Jimenez AM, Hellemann GS. Neurocognition and symptoms identify links between facial recognition and emotion processing in schizophrenia: meta- analytic findings. Schizophrenia research. 2013;151(1-3):78-84.
Bortolon C, Capdevielle D, Raffard S. Face recognition in schizophrenia disorder: a comprehensive review of behavioral, neuroimaging and neurophysiological studies. Neuroscience & Biobehavioral Reviews. 2015;53:79-107.

Morris RW, Weickert CS, Loughland CM. Emotional face processing in schizophrenia. Current opinion in psychiatry. 2009;22(2):140-6.

Tsoi DT, Lee K-H, Khokhar WA, Mir NU, Swalli JS, Gee KA, et al. Is facial emotion recognition impairment in schizophrenia identical for different emotions? A signal detection analysis. Schizophrenia research. 2008;99(1-3):263-9.

Leave feedback about this

  • Kalite
X